Karoglanin Cennet Tasvirleri Dört (Kar©glanin 2 Eylül 2018 Vaazi)

    • Karoglanin Cennet Tasvirleri Dört (Kar©glanin 2 Eylül 2018 Vaazi)



      Karoglanin Cennet Tasvirleri Dört



      (Kar©glanin 2 Eylül 2018 Vaazi)



      أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

      إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذِينَ أُوْتُواْ الْكِتَابَ إِلاَّ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَمَن يَكْفُرْ بِآيَاتِ اللّهِ فَإِنَّ اللّهِ سَرِيعُ الْحِسَابِ

      Euzubillahimineşşeytanirracim
      Bismillahirrahmenirrahim

      İnned dîne indâllâhil islâm, ve mâhtelefellezîne ûtûl kitâbe illâ min ba’di mâ câehumul ilmu bagyen beynehum, ve men yekfur bi âyâtillâhi fe innallâhe serîul hısâb.

      Meali :

      Şüphesiz Allah katında din İslâm’dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.

      Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 19. ayett


      ---oOo---

      Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

      "Sizden kim (sünnetimize uymayan) bir münker görürse (seyirci kalmayıp) onu eliyle düzeltsin. Buna gücü yetmezse lisanıyla düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu kadarı imanın en zayıf mertebesidir."

      ( Hadis-i Şerif , Müslim, İman 78 (49); Ebu Davud, Salatu'l-İydeyn 248 (1140), Melahim 17, (4340); Tirmizi, Fiten 11)

      "Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
      "Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

      Yolculugumuza başliyoruz :

      Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

      "Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahid olan bunu takbih ederse (kötü olduğunu te'yid ederse), o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur. O kötülüğe şahid olmadığı halde, işittiği zaman memnun kalan kimse, sanki şahid olmuş gibi manen zarar görür."

      ( Hadis-i Şerif , Ebu Davud, Melahim 17, (4345))

      أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

      كُنتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَلَوْ آمَنَ أَهْلُ الْكِتَابِ لَكَانَ خَيْرًا لَّهُم مِّنْهُمُ الْمُؤْمِنُونَ وَأَكْثَرُهُمُ الْفَاسِقُونَ

      Euzubillahimineşşeytanirracim
      Bismillahirrahmenirrahim

      Kuntum hayra ummetin uhricet lin nâsi te’murûne bil ma’rûfi ve tenhevne anil munkeri ve tu’minûne billâh, ve lev âmene ehlul kitâbi le kâne hayran lehum, minhumul mu’minûne ve ekseruhumul fâsikûn

      Meali :

      Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir.

      (Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 110. ayet)

      أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

      لَيْسُواْ سَوَاء مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ أُمَّةٌ قَآئِمَةٌ يَتْلُونَ آيَاتِ اللّهِ آنَاء اللَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ ؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَأُوْلَئِكَ مِنَ الصَّالِحِينَ وَمَا يَفْعَلُواْ مِنْ خَيْرٍ فَلَن يُكْفَرُوْهُ وَاللّهُ عَلِيمٌ بِالْمُتَّقِينَ

      Euzubillahimineşşeytanirracim
      Bismillahirrahmenirrahim

      Leysû sevâen, min ehlil kitâbi ummetun kâimetun yetlûne âyâtillâhi ânâel leyli ve hum yescudûn. Yu’minûne billâhi vel yevmil âhiri ve ye’murûne bil ma’rûfi ve yenhevne anil munkeri ve yusâriûne fîl hayrât, ve ulâike mines sâlihîn. Ve mâ yef’alû min hayrin fe len yukferûh(yukferûhu), vallâhu alîmun bil muttekîn.

      Meali :

      Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah’ın âyetlerini okuyan bir topluluk da vardır. Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir. Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir.

      (Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresinin 113,114 ve 115. ayetleri)

      ve gecen hafta dedik ki :
      ve muhammed birgün yahudinin birini oruc tutarken buldu, ve sordu sen niye oruc.....
      sonunda o na dedi deniyor : "biz sizden daha layikiz bu oruca." deyip de musayi ve ümmetini cignedi gecti. hic muhammed musa kardeşini cigniyebilirmi? o da peygamber, o da peygamber, o da ümmet, bunlarda ümmeti icin yapilcak amel, niye cignesin, ya hadis yanliş, ya muhammed yanliş yapmiş, edebsizlik etmiş olmazmi?


      iki peygamber sürtüşürmü hic, oluyor ama dünyamizda, iki horuz bir ciftlikde dostluk degil, ancak kavga ederler. reislik kavgasi. iki aslan ormanda da, ben reisin, sen reissin diye kavga eder, eee muhammed de aslanlardan bir aslansa, reis benin diye kavga etmiş olabilir, tiyniyet işte, oysaki bir başka cibilliyat olan, sifati olan hayvan vardir ki, yani karincalar başka karinca ile genlikle ile hic itişip kalkişmaz, buyur taffattar der sen gec öne der...

      yani onlarinkide peygamber onlarda ümmet ve onlar da kitap ehli ve yukardaki ayete kitap ehlinden öyle kimsler varki ayni bizler gibi iman ve amel sahibi kimslermiş ve onlarin yaptiklarida kabul edilmiş iman ve amllermiş ve onlarin yaptikjlarda zayi olmaycakmiş öylse kim gavur kim kafir varmi haaal bu devirde evet iylerde var kötülerde var haala.
      Bu gün icinde hakkal yakin farkettigim bir gercegi size anlatayim :



      HIZ ve Sürtünmeden dolayi yanan Tekerlekler ve Cehennem ve SIRAT Köprüsü Tasvrimiz

      Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

      Cehennem ateşi, Sırattan geçen müminlere, “Ey mümin, tez geç, senin nurun nârımı söndürüyor” der.

      ( Hadis-i Şerif , Taberani)

      Dedik ki : Bizim SIRAT köprüsü Tasvirimizde, zeker veya afedesiniz sidik yolu kildan incedir, ve ordan anneye vaaz olcak cocuk olan, meni ve tohum, bazilarinda şimşek gibidir, bazilarinin yavaş, ve birde ordan idrar gecer, ve öyle olunca ordan cennetlikler, yani yeniden dogacak cocuk olcak tohum gectigi gibi, cehennemlikler de, ve yani geri döndürülenlerde gecer, ve onlar ateşler icindedirler, ve öyleki idrar sicakdir ve yakicidir, ve deniyor ki :
      ALINTI :
      Muzaffer Efendi Hazretleri sık sık "Cehennemde ateş yokdur, herkes ateşini buradan götürür" buyururlardı...Yukarıdaki âyet-i kerîmeyi okur, "vakûduha'n-nâsu ve'l hicâratu" kısmına dikkat çeker ve aşağıdaki kıssayı anlatırlardı...

      Halîfe Hârûn Reşîd, birgün Behlûl Dânâ ile karşılaşmış...Aralarında şöyle bir konuşma geçmiş...

      Hârûn Reşîd : "Nereden geliyorsun?..."

      Behlûl Dânâ : "Cehennemden..."

      Hârûn Reşîd : "Niçin gittin?..."

      Behlûl Dânâ : "Ateş almaya..."

      Hârûn Reşîd : "Ne oldu peki, alabildin mi?..."

      Behlûl Dânâ : "Alamadım çünkü cehennemde ateş yokmuş..."

      Hârûn Reşîd : "Allah Allah! Nasıl olur?...Cehennem ateşle dolu değil mi?..."

      Behlûl Dânâ : "Ben de öyle biliyordum...Gittim, Cehennem'in Mâlik'ine sordum...Bana 'Cehennemde ateş yokdur, herkes dünyâdan ateşiyle buraya gelir' dedi..."

      Efendi Hazretleri buyururlardı ki :

      Eğer herkes aynı ateşe girecek olsa, Allah'ın adâleti nerede kalır?!...Meselâ bir yumurta çalan bir hırsız ile yüz milyon çalan kişi aynı ateşe girerse Allah'ın adâletine muhâlif olur...Bir yumurta çalan, o kadarlık ateş götürecek, yüz milyon çalan da o ölçüde ateş götürecek...İster hayır ister şer, dünyâda ne yaparsan Allah indinde onun karşılığını bulacaksın...[1]

      Yani bazi müminlerin nuru ve ameli, cehennemin narini yakip yok ettigi gibi, yani cehennem ateşini söndürdügü gibi, bazi cehennemliklerin ateşide, sirat köprüsünü bile tutuşturcak kadar cok ve alevli. yani işde bu gün kücük hacetimi yaparken cabucak heladan cikmak icin, acele ettim, ve biraz ikinarak idrarin cabuk cikmasini saglamak istedim, ve öyleki idrarin cabuk akişi, idrar yolunu yakdi,(Yukardaki tekerlekleri yanan araba resimine bak, anla sebebini) yani aslinda idrar alevli ve sicak amma, biz hissetmiyormuşuz, yani sürtünme ve hiz alevini dahada artirdi ve sirat köprüsünüde yakdi gecti. ve bugün bu hasta olarak normla gecişte bile, idrari sicak ve yakici olanlar, yine büyük haceti defiyesi sicak ve yakici olanlarin hali bu, bunlar işde bu günün cehennemlik kimseleriki, öyleki onlar cehenneme giderken, birde yolu ateşe verip tutuşturuyorlar işde. yani cehenneme ateşleri ile birlikte gidiyorlar, yani asit işte, ateşini icinde taşir, onda birşey can bulmazki, canliyi bile öldürür asit dedigin şey, ve idrar işde bir ceşit asit, yani ateşi icinde, ve giderken biraz hizini artirsa, acele etse, sirat köprüsüde yanar, oysaki müminler, ordan şimşek gibi gecmesine ragmen, sürtünmeden yanmazlar. yani meni öyle hizli fişkirirki, süratle, tazyikle, ama o tazyik onu da sirati da yakmaz halbuki. yani öyle olunca, mekkede tavafda ve şeytan taşlamada, nasil insanlar acele edip süratlenince izdiham ve katliam olursa, cennet ve cehennem ehlide, seviyelerine göre bir yürüyüş ve sürata sahiptirler, onlar bir milim ne hizli nede yavaş sevkedilemezler yani.

      oysa dünya da, ve gezegenler de, güneşde, rayinda hareket edip, akip gitmekde iken, dedik ki, bu sene dünya bir daha hizlandi ve iki aydan fazla önce, sonbahar yerine menziline vardi dünya, ve erken hasat edilen meyva, sebze, tahillar meydana geldi dedik ve kuşlar bile erkenden göc etmek durumunda kaldilar, yoksa diger yerdeki kutuptaki mevsime ulaşamayacaklar yani, gittikce hizlanan dünya ve insanlar, ve hizli bebeler, hizli arbalar ,hizli internet,..... hizli cocuklar, buraklar, şimşek gibi giden arabalar vaktine ermek zor amma, işde dedik birazcik acele edip IKINDIM yandio idRaR YOLU, yani öyle olunca bizler menzile varmak icin zamanimizi yakalmak icin acele etmek durumundayiz, yoksa biz varmadan dah mevsim gecerse, ne yapariz, aradigimizi yerinde bulamayiz. öyle olunca, buraklar, ucan arabalar vaktine, ölümü öldürcek bilgiyi bulacak insanlara erişmek icin, daha hizli, daha hizli süratle giden dünyamiz, ve amma kaosa dönen mevsimler, ve kisalan mevsimler, kisalan günler, aylar, geceleer .........

      Karoglan Hoca nin NOBEL ÖDÜLÜ

      5 sene on sene degil, hatta bin sene, hatta ellibin sene daha düşünseniz, akliniza gelmeyecek olan bu bilgiyi, size veren karoglan hocaya(Raşit Tunca ya) bu senenin nobel ödülünü vermeyen ve vermeyecek olan nobelci ... nedir o bilgi, burak keşfetme yarişina giren araba firmalari, hizlaninca, o tekerlekleri yakan sürtünmenin önüne gecmek icin gereken buluş, nedir o? ve meni cikarken neden hizi ile yanmiyor, ne icindeki canli, nede idrar yolu yanmamasina ragmen, idrar hizlaninca yaniyorsa, bunun biyolojisini keşfeden bilim adami, o buraki keşfederken sürtünmenin önüne gececek icadida bulacakdir zaten. o bilgi burda ve bizde sakli, amma bir bildiren Allah, bir de bildiren Aziz olmayinca, bilinemiyor tabi. ve biz zamanin en büyük AZiZi olma şerefine ermedik mi haaala haa? hiristiyan alemi! acaba bize bir Azizilik verilmeyecekmi haaala...... Allah bana ödülümü vermişken, benim nobele falan azizilige falan ihtiyacim yok elbet, amma dünyada hak yerini bulsun istedim sadece, farkimiz belli olsun istedim yani, ayar meselesi, altinin ayarini mihenke vurupda ögrenirsin, insanin ayari nobele vurulunca biliniyorsa, bizi bir nobel mihengine vur baken bişey cikcakmi azizim demek istedik.......

      ---oOo---
      Magandalik mi yoksa sünnet mi?

      Ben Bizzat Muhammedil Emin den gördüm ki, sol elinin serce parmaginin tirnagini uzun birakiyordu ki, bende aldim bu sünneti yapiyorum, ve gerektiginde poşet yirtmak icin, gerektiginde kartal gibi parcalalmak, gerektiginde düşmanin gözünü oymak icin, gerektiginde dişimin arasinda kalan eti kurtu cikarmak icin, dişlerimin arasindan gözüküp cirkin olmaktansa, maganda olup, diş civisi aramadan, heryerde istedigim zaman, elimi agzima gerip, bu tirnagim ile cikaririm o eti ve kurtu işte, ve görüntüm düzgün olur bari, ve yine gerektiginde sercelik, gerektiginde kartal olmak icin. peki sen Muhammedi nerde gördün derseniz : Benim bir Mehmet Emin arkadaşim vardi, o Muhammedil Emin den gördüm. Muhammed ler Muhammed den kuralimiz geregi, ben bizatihi Hz Muhammed den görmüş oldum, o devirde zaten, heryerde yaninda taşiyacagin bicak nerde, makas nerde, diş civisi nerde işteee.....



      Bu Haftaki Cennet Tasvirlerimiz

      Kumaşlar, Makaslar, iğneler, iplikler, kumaşlar, halılar, kilimler cenneti, ALTIN CAĞ, MEHDi ÇAĞI

      Hz idris aleyhisselam terzi deniyor, daha ilk caglar, o caglar, demir keşfolmamiş, makas keşfolmamiş, bicak yok, cünkü demir yok ki , yine igne yok ki, demir yok evvela yine, yani o adam (idris) ne ile kesdi, hangi kumaşi kesdi bicti, kumaş dokumasi keşfolmamiş, ip yokkine, kumaş olsun, neyi kesdi de ne ile dikdi bu adam demek yok mu? yine saclar uzadi mi, kesecek makas yok azizim, saci sakali nasil kestiler demek yok mu? hele tirnaklari kesecek tirnak makasinin keşfi yine seneler seneler sonra olan bir olay bir buluş, tirnaklar olsa olsa dişler ile isiralarak kisaltilabilir o devirde ancak, ve bugün tirnak yeme ahlaki olanlar, işte o devirden kalma insanlar da ondan azizim, ve nice peygamber denen adamlar var ki, ve ümmetleri var ki, onlarin ne saclarini kisaltcak, ne de tirnaklarini kisaltcak makasi yok, bicagi yok, dişini kariştircak diş civisi kürdani yok, dişlerini fircalayacak diş fircasi, macunu yok. Diş fircasini bile, peygmabere hediye olsun diye bir agacin kökünün icine saklayan Allah, o gün insanlik henüz gelişmemiş, ve ona firca diye misavak agacini vermiş, misvak agac kökünü vermiş. Bu gün ise : sert, az sert, yumuşak, ve bebe yumuşagi diş fircalari var degil mi? yine macunlar var dişlerin cürümesin diye degil mi? eskiler ne yapti demek yok mu? ve yine Allah Hz. Nuh a gemiyi yapmak icin, ona gösterecegi bir model resimi olan bir kitap yok, bir resim yokken, dedi ki tavugu kes pişir, icindeki kaburga kemiklerine bak, ve gemi yap dedi. Allah geminin ilk planinin tavugun icine yazan rabbim, yine tavugun icine igne kemigi diye bir kemik koymuş, bütün tavuk kesip kaynatip siyiranlar bilir, bir kemik vardir ki ignenin ilk modeli olan kemik, işte ignenin ilk musteri o kemikde sakli, ve idrisde onu buldu ögrendi, ve onunla dikdi, yani kemik ile dikdi yani, ne ile kesdi,olsa olsa keskin kayrakla kesebilir o devirde, hz. Davud a kadar demir yok ki, demir işlemek bilinmiyor ki, cilali taş devri deniyor o devire ya işte. ve bu günümüz ,mehdi cagi, bak cennet cennet, cennetler diyari, ne ceneti? bu sefer bak makaslar cenneti, bicaklar cenneti, diş kürdanlari cenneti, igneler ceneti, kumaşlar, ipekler, dokuma halilar cenneti, daha ne istiyorsun, muhammedin haliflex bir halisimi vardi, bir kilimi mi vardi, altina alipda yattigi hurma lifi idi, hasir hasir idi, sen yumuşacik tumba ikiz yatakalarda yatarken, iki cihanin habibi hasirda yatti. şükret mehdi askeri, sen cennet gibi bir altin cagda dünyaya geldin, bak bu mehdinin hakkini ödeyemzsin sen....

      أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

      فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

      Euzubillahimineşşeytanirracim
      Bismillahirrahmenirrahim

      Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.

      Meali :

      O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

      (Sadakallahul Aziym RAHMÂN Suresinden ayet)

      ---oOo---



      Gezen Yürüyen Kuran Hz. Muhammed Aleyhisselam oldgunu duymuşsunuzdur herhalde

      ---------------------
      Ben, Muhammedü'l-Emîn'nin Hümeyrâ'sı…

      Ben, İslam Halifesi Ebû Bekir’in kızı…

      Ben, Allah’ın sevgilisinin sevgilisi…

      Ben, Amr bin As’ın Allah Rasûlü’ne “Halkın en sevimlisi kimdir?” diye sorduğunda, ismi söylenen...

      Ben, dünya kadınlarının en bahtiyarı; Âişe…

      Rasûlullah’ın ömrüne eşlik ettiğim süre içerisinde; güldüğüne, hiddetlendiğine, sevindiğine, üzüldüğüne, emrettiğine, nehyettiğine, hepsine şahit oldum. O’nun ümmetinden biri olarak tebliğinin muhatabıydım. Bunun yanında O’nun eşiydim, “göz nurum” diye hitap ettiği…Âişe…

      O’nu benden soruyorlar, diyorum ki; “Siz Kur’an okumuyor musunuz? O’nun ahlâkı Kur’an’dı.”

      ve insanlgin zirve noktasi, en insan olan insan, Hz Muhammed, ve Hz Muhammed de gezen yürüyen kuran ise, her ne kadar cirkin insanlarda varsa, yine kisa boylu, uzun boylu, mavi gözlü, kara gözlü, sari sacli, siyah sacli, beyaz tenli, siyah tenli, kizil tenli, benli, bensiz,... topal sakat, kör, şaşi ,...... kadin, erkek, cocuk, büyük, baba, anne, dede, nine, torun, torba,..... yani insan ceşidi cookca var, bunlarin en ortasi, ne uzun, ne kisa muhammed öyle dedi mehdinin boyu icin, uzundan kisa, kisadan biraz uzun, ne zengin, ne fakir, ne aşiri dindar, ne dinsiz, ne sari, ne esmer, bugday tenli,...... kim bu? hz muhammed mi? yoksa onun torununun torununu Hz Mehdi mi? en itidalli ve orta vusta olani insanligin zirvesi muhammed ise, en ortasi, ne ileri, ne gerisi olan, Hz Mehdidir, ne bilirsen, onun en güzeli degil, ne en güzeli, ne de en cirkini, ....... yani Musa dediki onun icin, benim soyumdan olan Taçsız Kral Meşiya gelecek, arza hakim olcak, barişi getirecek dedi, ve onlar musaviler onu bekliyor, yine isa dedi, benim soyumdan faraklit gelecek ve yeryüzünde hakim olup barişi getircek dedi diye, onlarda Isaviler onu beklerler, Hz Muhammedin ümmeti de, Hz. Muhamed benim soyumdan, evlatlarimdan biri olan Mehdi gelecek ve dünyaya huzuru getircek dedi diye onlarda müslümnlarda onu beklerler ki, amma aralarida gezmesine ragmen, onu tanimazlar bilmezler, o zaman isa zmani gezen yürüyen incil, o gün isa idi, bugün ise hz mehdi, gezen yürüyen incil dir, faraklittir, kilitleri acan odur, bütün kapali kapilari acan, kilitleri acan, hazineleri cikaran odur, ve faraklit ikici ömer farkinda olan, herşeyin farkinda olan, yine gezen yürüyen tevrat, o gün musa idi, bugün ise Hz mehdi ve yani Taçsız Kral Meşiya dir. ve her ne kadar yahudiler onun soyu asil soy olacak diye, diger soylari bozmaya kalksalarda, yani bazi insanlar hasta olsada, kalu olmasada, bacagi olmasada, gözü kaysada, insan haala insan, ve aziz varlik insan, yani Hz insan Hz Adem ademoglu, yani yeryüzüne haaala hakim, haaala hakim. onu halifelikten indirerek yerine gecmek isteyen şeytanda, haala şeytan, ve onun ahlakindakilerde, haala şeytan hizbi ve ordusu, ve şeytan dediki ondan insanoglundan üstün oldugunu ademden üstün oldugunu söyledi, o dedi yakan zarar veren, güclü kuvetli oldugunu iddia etti. ve eidyor haala. amma toprak ise verimli olan, gerekirse zarar veren, kaya olup habil kafasi yaran, zarar veren, gerekirse mevlana olup dergah dergah dönen, gerekirse icinden cimenler cayirlar meyvalar cikaran, gekirse yel gibi savrulan, gerikirse seller gibi akip caglayan, gerekirse daglar gibi dik duran, gerkirse anne olup doguran merhmet ile büyüten besleyen gerkirse baba gibi koruyan gözeten, ve insan işte insan, halifeyi ruyu zemin, ve insanlagin orta yollusu, en ideal yapisi, zivesi demiyorum, bak aradiginin en ideali onda olan, aradigin yaninda olupda, göremedigin adam : Hz Mehdi, ve biri diyorki prenses olmak icin prense ihtiyacim yok ki, ben kralin kiziyim diyor, halbuki kral kim bilmiyor, ve o Hangi Kralin kizi oldugunuda bilmiyor, senin prenses, o elindekinin de prens olmak icin Taçsız Kral Mehdi Kral Meşia ya ihtiyacin var elbette.....



      Her ne kadar sakat olan, veya kör olan, topal olan hiristiyanlar olsada, amma iclerinde saglikli bir tane hiristiyan oldukca, incilin orjinali bozulmamişi hala dünyada vardir, ve canlidir demek olur, ve hatta isa mehdiden, mehdi isadan kurali geregi, hz. mehdi ayakda olup, gezdikce, dünyada oldukca, incilde canli ve bozulmamiş vaziyette ve ayakta ve görevde ve aktiftir.

      Yine her ne kadar sakat, topal,... musaviler oldugu gibi, bir tane saglikli musavi oldukca, tevratin bozulmamişi haala yeryüzünde vardir, ve ayakda ve canlidir, yine kral meşia veya moşia, yani mosesli isa, yada mehdi ayakda oldukca, tevratin yine bozulmamiş canli ve ayakda ve aktif olani yeryüzünde vardir ve görevdedir.

      Yine zebur öyle.......

      Yine müslümanlardan da her ne kadar hastasi, sökeli, sakati, körü, sagiri, yada kötürümü,.... olsada, bir tane saglikli müslüman ayakda oldukca, kuran yeryüzünde ve bozulmamamiş vaziyette vardir, ve canlidir ve ayaktadir, ve aktifdir görevdedir. Yine hz. mehdi muhemmed in torunu ve evladi olmak hasbiyle, mehdi ayakda olup canli oldukca, gezip dolaştikca, kuran canlidir, bozulmamiştir, ve ayakda ve aktifdir görevine devam ediyordur yani......

      Rabbim Teala ve Tekaddes Hazretleri, Davuda ve Zebura bereket versin, ve musaya ve Tevrata bereket versin, isa ya ve incile bereket versin, ve muhamed ve Kuran a bereket versin, ve Bekabillah yani yollarin ve kollarin birleştigi yer olan mehdi ye de bereket versin ki, o ayakda oldukca, bütün kitaplar ve peygamberler haydir sagdir ve kitaplarida görevde ve aktidirler, Hepside sag ve ayakda ve görevde demek olur, bir tek o kalsada ayni, milyonlarca bereketinde olsada ayni yani.......

      DiPNOTLAR :

      [1]defter-i-ussak blogspot com/2016/09/cehennemde-ates-yokdur-herkes-buradan


      --oOo---


      أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


      ''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

      وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

      Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
      Amiyn.
      Elfatiha maassalavat.

      سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

      Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

      etûbu ileyk.

      --OoO--





      Vaazi mp3 olarak indirmek icin linke sag tikla farkli kaydeti sec



      efsane1turk.net/Resimci/Dosyal…Cehennem-Tasvirleri_4.mp3




      Vaazi Youtubeden Seyretemk icin Linke TIKLA



      [video=youtube][/video]



      Kar©glan

      Başağaçlı Raşit Tunca

      Schrems, 2 Eylül 2018 Pazar

      Original Kar © glan



      Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan

      Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran

      Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık

      1 Senede/12 Ay

      Pazartesi - Salı - Çarşamba - Perşembe - Cuma - Cumartesi - Pazar

      1 Yılda/365 Gün

      7 Günde/24 Saat

      Vaaz - Dini Sohbet - Tasavvuf Sohbetleri - Radyo Karoglanda

      RADYO KAROGLAN

      Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan